• Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color
Member Area

Rize Pazar Net | Yöremize Dair Herşey

Friday
Jul 30th
Anasayfa
Sen Kara, Ben Deniz, Biz Karadeniz
Active Image

Denizin yukarısında dimdik, hiç yıkılmayacakmışsın gibi duruyordun yamaçlarda. Arkanda vadiler vardı, bir yükselip bir alçalan tepeler. O ulaşılmaz gibi görünen tepelerde ne türküler söylenirdi, ne ağıtlar yakılırdı, sevdanın üzerine, yeşilin üzerine, denizin üzerine, köyü terk edenlerin  üzerine…

Hayalin Karadeniz olmasaydı;

Ben, senin koylarında saklanmaya çalışan canlıların yerini almazdım.

Karadeniz kokuyordu ellerin,

Mavisi denizin yosun kokusuna karışıp, yeşili ayaklarıma dolanır, çay filizlerini arşınlayarak.

Bir denizin dalgası oluyordum önünde.

Bir denizin içinde sakladığı suküt-u hayal.

Fırtınaya tutulmuş yürek sancılarım, yağmurla birlikte gözlerimde, damlacıklar halinde kıyıya vuruyordu.

Ben deniz oluyordum karşında

Ve sen hep,

Karadeniz kokuyordun.

Denizin yukarısında dimdik, hiç yıkılmayacakmışsın gibi duruyordun yamaçlarda. Arkanda vadiler vardı, bir yükselip bir alçalan tepeler. O ulaşılmaz gibi görünen tepelerde ne türküler söylenirdi, ne ağıtlar yakılırdı, sevdanın üzerine, yeşilin üzerine, denizin üzerine, köyü terk edenlerin  üzerine…

Yosun kokuyordu ellerin,

Yamaçlarına sokuldukça huzur buluyordu içimdeki küçük hayatlar. Kaç canlıyı barındırıyordum, kaç hayal içimde saklıydı senin limanlarına sığındığımda. Ayakların denizime değiyordu. Deniz rüzgarım seni sarıyordu; tüm yalılarını içine alarak.

Toprak kokuyordu saçların,

Elimi her uzattığımda toprak akıtıyordun yamaçlarından.Bütün yolları kesiyordun, patikaları kapatıyordun.Beton setler çekiyordun üzerine.Ben yağmur oluyordum, sen yeşilini saklamaya çalışan yüksek köyler,yaylalar, taş evler..

Mavi Yeşilsiz olmazdı değil mi?

Deniz, Yeşil dağlarına küsmezdi böyle.

Küstü işte!

Karadeniz’in mavisi vardı, baktıkça insanın ruhuna güzellik katan. Deniz dalgalarını insanların ayaklarına dolandırırdı. Kumsallarda çocuklar top oynardı. Küçük küçük yalılar dağların yamacında inci gibi dizilirdi. Kayıklara el sallanırdı, çakıl taşlarının üzerine basıp geçerken.

Sırtını döndün mü bana Yeşilim? El ele   sahillerde  gezerken, kurduğumuz düşlerde aşkımızı dillendirirken, Yeşilim denizine uzaktan bakıyor. Denizlerim doluyor taş yığınlarıyla, setler çekiliyor önüme. Beni yeşilimden ayıran yollar oluyor her bir taşın öyküsü.

Hayalin Karadeniz olsaydı…

Sevdaya doğru…

Bürünüp yağmur rengine, rüzgardan gücünü ödünç  alıp, seni saracaktım.

Seni benden ayıran  sahil yollarına inat;

Tüm gücümle seni geçmişte olduğu gibi, bugünde içimde saklayacaktım.Denizlerim sana tutsaktı.Tutkularım Takalara takılmış, içinde her gün alabora oluyordu.Yalnızlığım deniz fenerlerini titretiyordu geceleyin..ve mavi yeşili unutmuş dediler.Şehirler sıralandıkça küçük yalılara, toprağın  doldu avuçlarıma.Yol oldun üzerimden geçen, duvar oldun ,taş taş üstüne binen.

Ve SEN;

Adın Karadeniz oldu,

Sevdaya dair türküler  oldu,

Bildiğin tanıdık bir hikayenin  parçası gibi…

Ve Ben;

Suyu tuvale yazdım bugün.

Akıp gitmeyeceğini bilerek,

Fırtınaya karışmayacağını hissederek

Sadece boyadım,

Karadeniz’in güzelliğini içime çekerek.

Kaynak: Haber53

 

yorum ve mesajlar
Yeni Yorum Ekle RSS
yorum ekle
Name:
Email:
 
Baslik:
 

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >