| Neye Karşıyız ? HES'E mi ? Herkeslere mi? |
|
Son günlerde ilimiz kamuoyunda eylemlerle anılır olmaya başladı. Bir tarafta HES’çiler, bir yanda HES’çilerin karşıtları. Peki neye karşıyız? Gerçekten vurgulandığı gibi HES’lere mi, yoksa ülke ekonomisine ve insanımızın yaşamına rahatlık katması planlanan dünya susuzluktan kırılırken bizim boşa akan sularımızı bir nebzede olsa değerlendirecek olan Hidroelektrik santrallerini yaparken elimizde bulunan dünyanın cennetini cehenneme çevirmeye çalışanlara mı? Karadeniz insanı hiçbir zaman ülkesinin yararına olacak bir şeyin karşısında durmamıştır durmazda. Eğer duruyorsa sor bakalım bir sebebi vardır ve boş değildir, yine ülke menfaatinedir. Ama nedense sormazlar. (Siyasi soruşlar buna dahil değil tabi. Beni, bizi olanları merakından değil de sırf iktidar neyi bozmuş neyi yapamamış onu merak edip soranlar hariç.) Karşı duruş, bu yapılanların yapılış şeklidir. Atalarımız ne güzel demiş kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez diye. Ama yapılanlar bunun tersi civciv alacağız diye dünyada eşi benzeri çok az olan Tavuz kuşunu yok etmenin hiçbir literatürde yeri yok. Bunu kimse kabullenemez.
Bu santraller yapılırken uygulananları yapılmayacağı söylenip de yapılan doğa katliamını gidip bizzat yerinde gördüm. Acaba karşı duruşa karşı duranlar zahmet edip baktılar mı hiç. Bırakın yerinde bakmayı fotoğraflara baksalar yeterlidir aslında karşı duruşun nedenini anlamayı. Tabiî ki hiç kimse ülkemizin dışa bağlı olmasını istemez, hem de hayatımızın bir parçası olan elektrik enerjisini dışarıdan almayı hiç istemez. Hele hele Karadenizli kesinlikle kabullenmez. Ama körü körüne de bunun başka yolları ve daha düzgün yapılış şekli varken ülke ihtiyacının binde birini karşılayacak bu santraller için dünyanın gıptayla baktığı vadilerimizin yok edilmesine seyirci kalamaz. Biz bu santralleri bir yapalım elektrik üretelim sonra vadileri düşünürüz zihniyetine külliyen karşıyız. Var olanı, asırların yarattığı vadileri bozmak çok kolay ya bunları yapmak. Daha Japonlar bile ağaç yapan, masrafsız hiçbir karşılık beklemeden oksijen, su ve bunlara bağlı yaşayan binlerce çeşit canlı üreten bir makine icat edemedi. Siz ürettiğiniz bu elektrikle sadece ağaçlarımızı geri üretebilecek misiniz, yaptığınız bu katliamın yaralarını sarabilecek misiniz? Eminim cevabınız dereyi geçene kadar evettir. Tıpkı bu santralleri yapma izni alana kadar menfi her türlü garantiyi verdiğiniz gibi bu konuda da garanti vereceksiniz. . Son zamanlarda akın akın bölgemize bu güzellikleri görmeye gelen turistler artık ne görmeye gelecek. Geldiklerinde onları yemyeşil vadiler şırıl şırıl akan sular yerine sizin katliam görüntüleriniz karşılayacak. Biz sularımızın boşa akmasından yana değiliz, vadilerimizin boş kalmasından yana da değiliz. Ama yapılan bu santrallerin nasıl yapıldığının örnekleri yanı başımızda Avrupa’da var, dünyada var. Nasıl yapmışlar, ellerindeki değeri kaybetmeden nasıl değer katmışlar oralarda örnekleriyle mevcut. Bulup uygulamakta size düşüyor artık. O zaman bakım bakalım kimse size, HES’e karşımı. Biz hem derelerimizin akmasından hem de akan suyun değerlendirilmesinden yanayız. Bunu yapabiliyorsanız buyurun devam edin. Yoksa Herkesler size karşı.
Mehmet Kaptan Erbaş gazeterize
TASARIM !rizepazar.net 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
|||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|