|
Basel II için zaman azalıyor. 2007 içinde Avrupa’da, 2008’de ise Türkiye’de yürürlüğe girecek. Bir yandan ise tartışmalar devam ediyor. Örneğin ABD’de 2009’a kadar ertelenmiş durumda. Son dönemece girerken Basel II cephesinde neler oluyor, bilânçoları gerçeği yansıtmayan KOBİ’leri zor bir dönem beklerken KOBİ’ler bu yıl içinde ne yapmalı, madalyonun öbür yüzünde neler var?
Basel II Nedir?
Basel Sermaye Uzlaşısı (Basel – II ) , bankaların sermaye yeterliliklerinin ölçülmesine ve değerlendirilmesine ilişkin olarak Basel Bankacılık Denetim Komitesi (Basel Committee on Banking Supervision – BCBS ) tarafından yayımlanan ve yakın tarihte yürürlüğe girmesi beklenen standartlar bütünüdür. Denetim otoriteleri riske dayalı sermaye yeterliliği düzenlemeleri (Basel-I ve Basel II) ve risk odaklı denetim sistemlerini oluşturmak üzere Ülkelerin merkez bankalarının bir araya gelerek dünya çapında ortak standartlarda çalışmasını sağlamak üzere,1974 yılında BIS (Bank for International Settlements) bünyesinde “BASEL Komitesi” oluşturulmuştur.
BASEL Komitesi tarafından 1988 ’de yayınlanan “BASEL-I Standartları” ile bankaların uymaları gereken çalışma kriterleri belirlenmiş ve bankaların krizlere karşı dayanıklılığını artırmak üzere, banka sermayelerinin, riskli aktiflere oranının yüzde 8 ’den az olamayacağını ifade eden sermaye yeterlilik rasyosu getirilmiştir.
Zamanla mali piyasaların, daha da gelişmesi ve işlemlerin karmaşıklaşması sonucu, BASEL-I kriterlerinin yetersiz kaldığı görülmüş ve yeni standartlar için çalışma başlatılmıştır. Böylece “BASEL-II Standartları“ ortaya çıkmıştır. Basel-II içerisinde risk ölçümüne ilişkin olarak basit aritmetiğe dayalı standart yöntemler ile kredi, piyasa ve operasyonel riske ilişkin istatistikî / matematiksel risk ölçüm metotlarını içerir. Bu anlamda bizleri neler bekliyor.
Basel II için zaman azalıyor. 2007 içinde Avrupa’da, 2008’de ise Türkiye’de yürürlüğe girmesi bekleniyor. Bir yandan ise tartışmalar devam ediyor. Örneğin ABD’de 2009’a kadar ertelenmiş durumda. Son dönemece girerken Basel II cephesinde neler oluyor, bilânçoları gerçeği yansıtmayan KOBİ’leri zor bir dönem beklerken KOBİ’ler bu yıl içinde ne yapmalı, madalyonun öbür yüzünde neler var?
Bilançoları gerçeği yansıtmayan KOBİ’ler için her şey çok zor olacak
En önemli konulardan biri Şirketlerin, özellikle küçük ve orta ölçekli olanların, bilânçolarına çeki düzen vermeleri gerekir. Basel II çerçevesinde şirketler bilânçolarını denetleterek bir risk derecesi almak zorunda kalacaklar. Denetlenmeyen ya da denetlense de riski yüksek görülen şirketler bankalardan makul maliyetlerde kredi bulmakta zorlanacaklar. Çünkü bankalar riskli şirketlere verdikleri kredi paralelinde sermaye tutmak zorunda kalacak ve bu maliyeti kredi faizine ekleyecekler. Türkiye’de büyük şirketler dışında kayıt dışı çalışma oranı yüksek. Bilânçoları çoğu zaman gerçekleri yansıtmayan KOBİ’ler için durum çok daha zor. Bilânçoları gerçekleri yansıtsa da zaten kâr marjları iyice daralan KOBİ’lerin para kazanamayacağı, bilânço gerçekleri yansıtmasa zaten ucuz olmayan finansman maliyetleri ile zaten çok olan sermaye ihtiyacının daha da artacağı yorumları yapılıyor. Reel ekonomi rekabet gücünü daha da kaybedebilir deniyor.
Basel II uygulamalarına geçilmesiyle birlikte, kredi verme süreçlerine ilişkin daha sıkı kuralların takip edilecek olması, reel sektörün mali sisteme erişimiyle ilgili zorlukları gündeme getiriyor. Türkiye'de yüksek kayıt dışılık oranı, özellikle KOBİ'lerin fiili mali durumlarını mali tablolarına tam anlamıyla yansıtamamaları sonucunu doğuruyor. Mevcut kredilendirme sisteminin önemli ölçüde teminatlar üzerine kurulu olması nedeniyle, mali durumu yetersiz görünen şirketler dahi, ortaklarının, başta gayrimenkul olmak üzere malvarlıklarına dayanarak mali sistemden yararlanabilmesi mümkün oluyor. Ancak, daha karmaşık risk ölçüm ve değerlendirme yöntemlerinin uygulanması durumunda, kayıt dışı birçok şirket kayıtlı mali durumlarının yetersizliği nedeniyle, sadece hâkim ortaklarının teminatlarıyla kredi alma imkânından yoksun olacaklar. Bu nedenle süreç içerisinde kayıt dışı olan şirketler ile kayıtlı şirketlerin mali sisteme erişimdeki eşitsizliklerinden dolayı oluşan uçurum artabilecek ve bu dengesizliği kayıt dışılığa çıkarak aşmak isteyen şirketler nedeniyle, kayıt dışılığın olumsuz durumu daha da derinleşebilecek.
Kayıt dışı çok zorlayacak…!
Bütün bunların dışında Türkiye’de her 100 YTL nin 66’sı ve her 100 çalışanın 46’sı kayıt dışı olduğu göz önünde bulundurulursa bu işin ne kadar zor olduğu görülebilecek. Bu veriler Türkiye’deki kuruluşların Basel II’ye hiçte hazır olmadıklarını gösteriyor. Türkiye’deki kuruluşların bu hazırlıkları tamamlamaları ve bu kayıt dışılığın önüne geçmeleri ilk 10 yıl boyunca pekte mümkün gözükmemekte. KOBİ’ler bu kredi olanaklarından kayıt dışılık yüzünden vazgeçebilecek.
Avrupa Birliği sürecinde BASEL II yaklaşımları sonucu KOBİ’lerde insan kaynakları yapılanmasının önemi etkin olarak hissedilecek. Bu nedenle şirketler yapılanma için acil tedbir almak zorunda bulunmaktadırlar.
BASEL II yaklaşımları, AB ülkeleri merkez bankalarının bir araya gelerek, riske dayalı sermaye yeterliliği düzenlemeleri için ortak standartlar oluşturmaları ile ortaya çıkmıştır. BASEL II yaklaşımlarının en önemli kriterini insan kaynakları yapılanmaları oluşturmaktadır. Yabancı şirketlerin ve bankaların ortaklık kurarak ülkemizde aldıkları şirketler ve büyük kuruluşların, BASEL II standartları yanında BASEL III’ü (Şirketlerarası ilişkileri düzenleyen kriterler) şimdiden kullanmaya başladıkları görülmektedir. AB sürecinde KOBİ’ler, nitelikli insan kaynağına yatırım yapmış, çağdaş insan kaynakları fonksiyonlarına göre kendini yenilemiş, yönetimsel tedbirler almışsalar, daha güçlü hale geleceklerdir. Bu tedbirleri almamış olan firmalar ise zorluklar nedeniyle kapanmak durumunda kalacaklardır. Değişimlerin uzun zaman alması, bilgi ve birikimlerin az olması firmaların önündeki en büyük engellerden birisidir. Bu nedenle firmaların kurumsallaşma, organizasyon, insan kaynakları süreçleri ve diğer yapılanmalara hemen başlamaları gerekmektedir.
Bu süreçte KOBİ’ler yeterli bilgiye sahip mi? Gerekli önemi veriyorlar mı?
BASEL II yaklaşımlarının fiilen uygulanmaya başlanacağı 2008 yılından önce tahminlere göre 2005 yılından sonra KOBİ’lere yönelik olarak yapılan araştırmalarda ülkemizdeki firmaların yüzde 80’e varan kısmının kurumsallaşma ve insan kaynakları yapılanması konusunda bilgi sahibi olmadıklarını görülmüş. KOBİ’ler büyük oranda ortaya çıkacak olumsuzlukları hesaplayamadıkları için eski tarz yönetim anlayışını sürdürmeye çalışmaktadırlar. BASEL II Kriterleri için yapılan araştırmalarda KOBİ’lerin, Yüzde 70’inin BASEL II’ yi duymadıkları, Yüzde 18’inin BASEL II’ yi duydukları ancak kriterlerini bilmedikleri, Yüzde 12’sinin BASEL II kriterlerini bildikleri ama çeşitli nedenle uygulama yapamadıkları tespit edilmiştir. BASEL II konusunda bilgileri olan büyük firmaların insan kaynakları konusunda sürekli eğitim alarak ve kurumsal bir yapı kurarak standartlarını yükselttikleri, doğru hedef ve politikaları sayesinde personelinin işyerine bağlılığını ve isteklendirme sağlayarak verimlilik ve kaliteyi arttırdıkları görülmektedir.
İnsan kaynakları yönetim sisteminin firmalara sağladığı faydalar nelerdir?
İnsan kaynakları yönetimi gelecekte iş yapmanın ön şartı haline gelecektir. (BASEL II YAKLAŞIMI.) Günümüzde de birçok kuruluş çalışacağı kuruluşları insan kaynakları yönetim sistemi kuran firmalar arasından seçmektedir. İnsan kaynakları yönetim sistemi ile uluslararası ticareti kolaylaştıracak şartlar sunmaktadır. Bu nedenle birçok kuruluş insan kaynakları yönetim sistemini kurmaya başlamıştır. AB sürecinde hazırlanan yeni İş Kanunu ve iş güvence hükümleri uygulamalarında firmalar önemli avantajlar sağlamaktadır. Yönetimin sistem yaklaşımı sağlaması için sürekli iyileştirme, kararlar için gerçekçi yaklaşımlar, karşılıklı yarara dayalı ilişkiler kurulmasını sağlar. Firmada performans değerlendirme gibi insan kaynakları fonksiyonları sağlanması ile verimlilik artışı görülür.
Sonuç olarak; BaseII geleneksel bankacılığı çöpe atmakta, çağdaş bir bankacılık anlayışını getirmektedir. Basel II’den etkilenecek kuruluşlar; bankalar, şirketler, kobiler ve denetim otoriteleri kuruluşlarıdır. “Özellikle kurumsallaşmasını tamamlayamamış, profosyonel yönetime geçememiş, çağdaş yönetim uygulamalarından habersiz çok sayıda KOBİ’nin Basel-II kriterlerine uyum aşamasında yok olacağı açıktır.İnsan Kaynakları Yöneticileri bu doğrultuda şirketlerini Kurumsallaştırmaya ve profosyönelliğe taşımakta en önemli röllerden birini oynayacaklardır.
Şakir Gülsever
Yönetim Danışmanı
Murat Sümer
|