İz Bırakanlar
Söyleşi-Röportaj
Turan Yüksek Hedeflerini Anlattı | Turan Yüksek Hedeflerini Anlattı |
|
Eğitim kurumu olmanın yanı sıra Bölge tarımına yön vermeyi hedefleyen Pazar MYO Müdürü Yrd. Doç. Dr Turan YÜKSEK’le okulun geldiği aşamayı ve hedeflerini konuştuk. Eğitim kurumu olmanın yanı sıra Bölge tarımına yön vermeyi hedefleyen Pazar MYO Müdürü Yrd. Doç. Dr Turan YÜKSEK’le gelinen aşamayı ve hedeflerini konuştuk.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Pazar MYO’nu tabelamız olsun diye açmadık. Bölümleri titiz araştırmalar sonucunda karar verdik. İlçeye bölgeye uygun, oranın ihtiyaçlarını gözeterek bölüm belirledik. Bizden mezun olacak öğrencinin iş bulma gibi bir sorunu olmasın dedik. Ya kendi işini kurabilsin ya da sektörde kolaylıkla iş bulabilsin dedik. Şimdilik üç bölümle başladık. Bu yıl ek kontenjanla birlikte 80 öğrenciye eğitim vermeğe başlayacağız.
Teknik olarak hazır mısınız? Yüzde yüz bir hazırlıktan bahsedilemez. Daha önce lise olarak kullanılan bir mekânda eğitim vereceğiz. Ama uygulama alanı olarak birçok fakülteyi kıskandıracak bir sahaya sahibiz. Kısa süre içerisinde teknik eksikliklerimizi gidereceğimizi umuyorum. Üç öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladık. Üç arkadaşımız da ekibe dahil olacak ve bu alanda sorunumuz kalmayacak. Pazar MYO hummalı bir çalışma sonrası harebe görüntüsünden eğitiğim verebilecek noktaya geldi.
İlçenin ve bölgenin ihtiyaçlarını gözeterek bölümleri tercih ettik dediniz. Bu kısmı biraz açabilir misiniz? Üniversite ya da her eğitim kurumu bölgeye bir ekonomik artı sağlar. Buraya gelen öğrenci de yiyecek, giyinecek, barınacak ve ilçeye bir ekonomik girdi sağlayacak. Ama biz olaya sadece bu yönüyle bakmıyoruz. Bölgeye kazandıracağı ekonomik girdinin sürekli olmasını istiyoruz. Yani sürdürülebilir bir tarımsal ekonominin zeminlerini yaratalım istiyoruz. Açtığımız üç bölümde bölge ekonomisine bu anlamda çok olumlu katkılar sağlayacak. Bu bölümlerin faaliyete geçmesi ile ekonomi bir anlamda yeniden şekillenecek diyebiliriz. Elimizde bölgesel olarak mevcut olan zenginlikleri açığa çıkaracağız. Bölgemizde büyük bir tarımsal potansiyel var. 1400 ayrı bitki çeşidinden bahsediliyor. Ama bu çeşitliliği görmek gerekiyor. Her bitkiye ‘ot” diye bakıp geçerseniz zenginliğiniz potansiyel olarak kalır. Biz bu zenginliği bilimle buluşturacağız ve ekonomiye kazandıracağız. Çok iddialı bir yaklaşım değil mi?
Rize florası bu imkanı bize sunuyor. İyi planlama sağlam bir Ar-Ge ve doğru bir yapılanma ile çiftçiye değer sağlayabilecek bir potansiyel ortada duruyor. Gelişigüzel bir tarım olmayacak. Sadece bizim iki havzamızda bir çok ülkeden daha çok ve daha zengin bitki türleri varlığını sürdürüyor. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bu eko-sistemin varlığı bu okulu özel ve iddialı kılıyor. Çok fazla pembe tablo çizmeyi sevmem. Öyle de yapmak istemiyorum. Ama ciddi bir potansiyelden bahsediyoruz. Doğada öylece var olan potansiyelden. Üretici ile okul ilişkisi nasıl olacak? Öncelikle Okulumuz doğa ile ilişki kuracak. Var olan türlerin öncelikle korumaya alınması gerekir. Bu türlerin çoğaltılması gerekir. Bu çalışmaları alanda yapacağız. Koşulları uygun olan köylerden başlayarak örnek tarlalar kurulacağız. Burada çalışacak, çiftçiye eğitim verileceğiz. Bu ürünlerin hiçbiri çay gibi tembel bir üretim değildir. Çocuk gibi ilgi ister. Bu nedenle eğitim ayrı bir yer tutar.
Envanter doğru yapılıp, uygun koşullar yaratılır ve gerçekten ilgili çiftçiler bulunursa, yetiştiricilik sırasında da onlarla bilgimizi ve tecrübemizi birleştirebilirsek ortaya çok güzel ürünler çıkacak.
Bu üretimi başlangıçta çaya uygun olmayan arazilerde bile başlayabiliriz. 5-10 dönüm çaydan elde edeceği gelir kadar 300-400 m2 alandan elde edebilecek durama üreticimiz gelebilir. Tekrar vurgulamak isterim ki bu şu anda bir potansiyel olarak duruyor. Eğer böyle bir üretimi sağlar ve ekonomiye kazandırırsak ambalâj ve taşımacılık gibi yan kollarda ortaya çıkar. Başarılı bir faaliyet için birçok kurum ortak çalışma yürütmeli. Örneğin bugün 10 liraya da bal var 450 liraya da. 450 liraya satılan balı bu fiyata sattıran şey arkasındaki balın kaliteli olduğuna dair güven. Bizim Hemşin ve Fırtına vadisinde ürettiğimiz ballarda çok kaliteli olabilir. Çok üretmeye de gerek yok. Az ama kaliteli üretip çok daha kazanmak mümkün. Bunun için bir iki adım atılmalı. Eko-sistem rehabilite edilip arı ırkının ıslah edilmesi gerekiyor. Bölge korunma altına alınmalı. Hemşin ve Fırtına Vadileri organik alan ilan edilmeli. Periyodik olarak yapay gübreden organik gübreye geçilmesi sağlanmalıdır. Havza organik olursa diğer bitkiler de organik olacak. Dereyi bile korumuş olacağız. Burada ürettiğimiz balı da marka haline getirip çok daha yüksek fiyata alıcı bulacağız.
Kısacası Avrupa ölçeğinde modern, akıllı bir tarıma ihtiyacımız var. Ama sürekli arayış ve araştırma içerisinde olmalıyız. Okulumuzla üreticimizin bağı sürekli ve canlı kalmalı. Akademik olarak hedefleriniz nelerdir? Eğitim öğretimde yayınları sürekli artan, makaleleri yayınlanan bir okul olmak istiyoruz. Eğitim kadromuzdan akademik olarak faydalanılan bir okul olacağız. Bu anlamda da kıymetli akademisyenleri çatımıza monte etmek istiyoruz.
Araştırmalarımızla hem bölge çiftçisine hem ülkemize hem de akademik dünyaya hizmet eden bir okul hedefliyoruz. Okulun büyüme planı ile ilgili bir takvim yaptınız mı? Bağlı olduğumuz Rize Üniversitesi’nin hedefleri var. Biz de bu hedeflerin paralelinde çalışmalar yapacağız. Ama kendi özgün hedeflerimizi ortaya koyup hayallerimizin peşinden gideceğiz.
Önceliğimiz Meslek Yüksek Okulu’nun hangi programlarla ilerlemesi gerektiğine karar vereceğiz. Bu programları belirlerken stratejimizi yöreye hizmet verecek, yörede dinamik yaratacak programların olması olarak belirledik. olmalı. Örneğin yeni program Fidancılık ve Fide Üretimi olabilir. Denizcilik alanda armatörlerimizden çağrılar var. Bu talepler yoğunlaşırsa bu alanda da bir Yüksek Okul olabilir. Ege'de pastacılıkla ilgili bir bölüm var. Otel pastane, lokanta ve fırınların bu alanda yoğun talebi var. Esas hedefi fazlada dağıtmadan adımlarımız atacağız. Daha sonra iki bölümlü bir Ziraat Fakültesi hedefliyoruz. Meslek Yüksek Okulundan da faydalanacak Toprak ve Tarla Bitkileri bölümü olan bir Ziraat Fakültesi. Uygulama bahçesi okulun en önemli artısı sanırım? Bizim uygulama bahçemizi 20 dönümdür. Burada hem uygulamalı eğitim vereceğiz. Bu öğrencilerimiz için büyük şans. Ama bir başka şey de yapacağız. Öğrencilerimizi eğitirken döner sermayemize gelir kazandıracağız. Bu alanda ürettiklerimizle önümüzdeki yıl 20 bin lira civarında gelir getirmesini bekliyorum. Biz bu alanda 5 yıl sonra 100 bin lira değer üretmeliyiz. Kendi kendine yeten bir okul olmalıyız. Bu anlamda uygulama bahçesi bizim can damarımız olacak.
Ben inanıyorum ki yola çıktığımız ürünlerle ilgili doğru yöntemle çalışır ve emek harcarsak, Pazar yüzlerce yıl önce nasıl Cenevizli tüccarların ilgisini çekmişse yine insanlar ilçemize gelecektir.
Bilgiyi ve bilimi üretimden ayrı tutmamak gerekir. Pazar MYO birçok Ziraat Fakültesinin sahip olmadığı uygulama alanına sahip. Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Sadece Rize havzalarında 70’e yakın Tıbbi ve Aromatik özelliği olan bitki türü olduğu açıklandı. Bu rakam ciddi bir envanter çalışması ile çok daha artacaktır. Pazar Meslek Yüksek Okulu’unda bu bölümün olmasının nedeni de budur.
Türkiye’de çok öz üniversitede bu bölüm var. Geleceği olan bir bölüm. Bilindiği gibi hastalık türleri ve yoğunluğu artıyor. Yeni tedavi yöntemleri ortaya çıkıyor. Doğal bitkilerle tedavi çok daha önem kazandı. Bitkisel ilaçlar daha çok tercih ediliyor. Aktar kültürü gelişiyor. Bugün rasgele rastladığınız aktarlar yarın belli bir düzenleme içerisinde eczaneler gibi olacak. Bölümümüzün önemi daha da artacak. Kozmetik sanayii gelişiyor. Bu gelişmeye bağlı olarak sektörde kalifeye iş gücüne ihtiyaç her geçen gün artıyor. Okulumuz bölgemizde var olan bitkiler üzerinden sektörün bu ihtiyacını çözmeyi de amaçlıyor. Peyzaj ve Süsü Bitkileri Bölgemizde çok fazla bilinmeyen ama süratle gelişen bir bölüm.
İnsanların hayatlarını devam ettirdikleri her yerde bu sektör vardır. Evlerde, alışveriş merkezlerinde ya da otoyollarda. Bölgemizde de doğal ortamda bulunan çok fazla süs bitkisi var. Ama biz bununla yetinmeyeceğiz. Yeni ürün çalışmalarına gideceğiz. Var olanların üzerinde de ekonomiye katkı sağlamak için çalışmalar yürüteceğiz. Türkiye bu anlamda da çok zengin olmasına rağmen yeterince alanı değerlendiremedi. Biz okul olarak bölgemizin bu ihtiyacını çözeceğiz. Hem öğrencilerimize eğitim sonrası geçimlerini sağlayabilecek bir meslek öğreteceğiz hem de sektörün bu alanda kaliteli eleman ihtiyacını çözeceğiz. Arıcılık Bal çok kıymetli bir ürün. Kilosu 450 lira olan bala da rastlamak mümkün. Bölge coğrafyası bal üretimi için eşine az rastlanır bir zenginlikte. Ama bu zenginliği yeterince kullanabildiğimiz söylenemez. Okulumuz bünyesinde açılan bölümümüzle Arıcılığı bölge insanını en önemli gelir kalemlerinden bir olmasını hedefliyor hayal ediyoruz. Buraya eğitime gelen öğrenci arkadaşlarımız hem çok kıymetli bir alanda yetişmiş eleman olacaklar, hem de bölge arıcılığına yeni bir bakış açısı getirecekler. Arıcılıkla ve bal üretimi ile temel eğitimi almış bu konuda ciddi bir akademik eğitimden geçmiş unsurlarla bölge arıcılığına yön vereceğiz.
Bu bölüm hem gençlerimize iş olanakları sağlayacak, hem de bölgemize önemli bir gelir kapısı açacak. Arıcılık yapan sayısını artırmayı hedeflediğimiz gibi halihazırda arıcılıkla uğraşanlarda bir nitelik artışı sağlamayı hedefliyoruz.
kaynak:ajanspazar
TASARIM !rizepazar.net 3.26
3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
|||||||
| Sonraki > |
|---|