|
3, 2, 1...
iflas vücudun eşiğinden de geçip içerdedir artık!
komşu olan hüzün yanıbaştadır.
kalem alınır ele tekrar.
ve o konuşur:
yordum ruhumu.
bakamıyorum.
bakıp da göremiyorum.
uzakları yakın edemiyor gölgeler...
hey! uzaklarda yaşayan yakın çocuk. sen...
kafesi altından evime değiş der misin tokuş edip kalbini..?
kafesi altın, kelepçesi yakut, esareti elmas olan evim...
"tokuş" de işte çocuk, "değişlerine razıyım" de.
hiçbir mutluluğu, penceresinin gümüşi çerçevelerinden içeriye sızdırmayan, kabuk perdeli evime sat sendeki "yok"luğu...
benim altın kafesimin gücü yeter mi sendeki "yok"luğa çocuk..?
yettir bendeki varlık yokluğunu, sendeki yokların varlığına.
uydur.
uysun benliğinin anahtarı kilitlerime.
...
aç çocuk!
aç içinde kıvranan beni aç...
toklukların zirvesinde doyamayan beni aç.
doldurulamayan ben...
...
bak bana çocuk!
aynalara bakıp göremediklerime bak,
söylenemeyenlerime.
...
söyle beni çocuk!
adım dilinin etinde öğütülsün.
nağmelensin adım adım...
...
söyle bana çocuk,
söyle ona.
sıkıntılara gebeliklerden arta kalan lohusa kadına tokuşturur musun kalbini..?
değiş eder misin?
değiş der misin?
.
hadi şimdi renkli bilyelerle oynama sırası bende...
en sevdiğim mavi olanı.
ya seninki..?
cahide/13.06.09
"çocukluk"lardaki çocuklara...
|